20 Nisan 2026 - 10:03

Gündemin en yalın, haberin en doğru hali.

20 Nisan 2026 - 10:03

Gündemin en yalın, haberin en doğru hali.

Canavarın Kalbinde: Bir Bilim İnsanı Dev Hortumun İçinden Nasıl Sağ Çıktı?

Yayınlanma: 30 Mart 2026 – 18:21
Son Güncelleme: 30 Mart 2026 – 18:21

Michigan Üniversitesi’nden atmosfer bilimleri profesörü Perry Samson, saha çalışması sırasında bir hortumun tam merkezinde kalarak bu ölümcül doğa olayından sağ kurtulan az sayıdaki insandan biri oldu.

24 Mart’ta Kansas’ta yaşanan bu olay, hortumların sadece dışarıdan görünen devasa rüzgâr sütunları değil, aslında “binlerce jet motorunun çığlığı” gibi ses çıkaran yıkıcı birer canavar olduğunu kanıtladı. Saha çalışması sırasında öğle vakti olmasına rağmen gökyüzünün far yakacak kadar kararmasıyla başlayan süreç, Samson’ın aracının bir enkaz bulutu tarafından yutulmasıyla kabusa dönüştü. Bilim insanı, görüş mesafesinin tamamen kaybolduğu o anda hayati bir karar vererek aracını rüzgâra doğru çevirdi ve bu riskli hamle, büyük bir şans eseri hayata tutunmasını sağladı. Fırtına dindiğinde ise aracı çamura saplanmış ve gövdesine mermi gibi saplanmış saman parçalarıyla dolu halde bulundu.

Hortumun İçindeki Korkunç Gerçek: Basınç, Karanlık ve “Katı” Rüzgâr

Filmlerde tasvir edilen sakin bir “fırtına gözü” aksine, bir hortumun merkezi; toprak, ağaç parçaları ve yapı enkazlarından oluşan zifiri karanlık bir kaostan ibarettir. Saatte 240 kilometreyi aşan rüzgâr hızlarında hava artık gaz formundan çıkıp adeta “katı bir cisim” gibi çarpmaya başlar. Bu sırada hızla değişen hava basıncı, insanın kafası bir presle sıkıştırılıyormuşçasına kulaklarda şiddetli ağrılara yol açar. Hortumun asıl tehlikesi sadece rüzgârın şiddeti değil, havaya kaldırdığı metal parçaları, ağaçlar ve hatta büyük hayvanların birer ölümcül mermiye dönüşmesidir.

Bir Felaketin Anatomisi: Hortum Nasıl Oluşur?

Bu tür yıkıcı fırtınaların oluşması için atmosferin adeta kusursuz bir felaket reçetesine ihtiyacı vardır. Yüzeye yakın sıcak ve nemli havanın, üst katmanlardaki kuru hava ile karşılaşması ve bu çarpışmayı hapseden bir “kapak” tabakasının varlığı ilk adımı oluşturur. “Dry line” (kuru hat) adı verilen bölgede farklı yönlerden esen rüzgârların oluşturduğu dönme hareketi (wind shear), yüksek irtifadaki jet akımlarıyla birleştiğinde, saatte 480 kilometre hıza ulaşabilen o devasa hortumlar meydana gelir. Uzmanlar, Samson gibi şanslı olmayanlar için en güvenli yöntemin bir hendeğe yatıp hedef küçültmek olduğunu hatırlatsa da, asıl korunma yolunun bu “canavarlardan” olabildiğince uzak durmak olduğunun altını çiziyor.

Kaynak: gazeteoksijen

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir