LİTYUM İYON PİLLERDE DEVRİM: TÜRK BİLİM İNSANLARINDAN PATENTLİ GERİ KAZANIM ÇÖZÜMÜ
Son Güncelleme: 5 Mayıs 2026 – 08:41
Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) bünyesinde görev yapan Türk bilim insanları, elektrikli araçlar ve taşınabilir cihazların yaygınlaşmasıyla devasa bir çevre sorununa dönüşen lityum iyon pil atıkları için çığır açan bir yöntem geliştirdi. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenen bu yenilikçi sistem, kullanım ömrünü tamamlamış pillerdeki değerli metalleri yüksek verimle geri kazanarak ekonomiye kazandırmayı hedefliyor.
Atık Sorunu Ekonomik Fırsata Dönüşüyor
Dünya genelinde 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 900 bin ton lityum iyon pilin atık haline geldiği tahmin edilirken, bu rakamın 2030 yılında 11 milyon tona ulaşması bekleniyor. YTÜ öğretim üyeleri Prof. Dr. Metin Gençten, Doç. Dr. Burak Birol ve Dr. Sezgin Yaşa tarafından geliştirilen yöntem; bu pillerden başta kobalt sülfür olmak üzere nikel, mangan ve lityum gibi kritik ham maddelerin geri kazanılmasını sağlıyor. Geliştirilen bu teknik, atıkları sadece bertaraf etmek yerine doğrudan yeniden üretime odaklanan sürdürülebilir bir çözüm modeli sunuyor.

Şehir Madenciliği ile Dışa Bağımlılığa Son
Geri kazanılan malzemeler; enerji depolama sistemlerinden sensör teknolojilerine, cep telefonlarından elektrikli araç bataryalarına kadar geniş bir yelpazede yeniden kullanılabiliyor. Uzmanlar, atık pillerin doğadaki maden cevherlerine kıyasla çok daha yüksek saflıkta bileşenler içerdiğine dikkat çekiyor. “Şehir madenciliği” olarak adlandırılan bu yaklaşımla, cevherden üretime göre çok daha az enerji harcanarak yüksek kalitede ham madde elde edilebiliyor. Bu sayede, stratejik öneme sahip olan ve çoğu yurt dışından ithal edilen metallerin ülke içinde tutulması ve dışa bağımlılığın azaltılması hedefleniyor.
Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Kritik Adım
Özellikle bir elektrikli aracın bataryasında yaklaşık 400-800 kilogram arasında malzeme bulunduğu ve bunun içinde ciddi miktarlarda lityum, nikel ve grafit yer aldığı belirtiliyor. YTÜ’lü araştırmacıların geliştirdiği patentli çözüm, bu devasa kütleyi güvenlik ve çevre riski olmaktan çıkarıp değerli bir kaynağa dönüştürüyor. Türkiye’nin çevre teknolojileri alanındaki potansiyelini ortaya koyan bu yöntem, hem çevre kirliliğini önlemeyi hem de sanayi için yerli ham madde üretimini sürekli kılmayı amaçlıyor.
Kaynak: Hürriyet

