20 Mayıs 2026 - 07:04

Gündemin en yalın, haberin en doğru hali.

20 Mayıs 2026 - 07:04

Gündemin en yalın, haberin en doğru hali.

BİLİM İNSANLARINDAN EN KÖTÜ SENARYO ANALİZİ: 2100 YILINDA HAVA SICAKLIĞI KAÇ DERECE OLACAK?

Yayınlanma: 19 Mayıs 2026 – 22:51
Son Güncelleme: 19 Mayıs 2026 – 23:52

Yenilenebilir Enerji Yatırımları ve İklim Politikalarının Etkisiyle 2100 Yılına İlişkin En Kötü Küresel Isınma Senaryosu Aşağı Yönlü Revize Edildi

Küresel iklim kriziyle mücadelede ve derin dünya simülasyonlarında stratejik bir dönüm noktası yaşanıyor. Dünyanın önde gelen iklim bilimcileri, güneş ve rüzgar enerjisi maliyetlerindeki hızlı düşüş ile küresel iklim politikalarının emisyonları azaltmaya başlaması üzerine yüzyıl sonuna ilişkin en kötü küresel ısınma senaryosunu aşağı yönlü revize etti. Euronews’in aktardığı resmi bilgilere göre, gelecekteki emisyonlar ve arazi kullanım değişikliklerine dayalı tahminler üreten “Senaryo Model Karşılaştırma Projesi” tarafından hazırlanan yeni projeksiyonlar, daha önce 2100 yılı için öngörülen 4,5 derecelik küresel sıcaklık artışının artık gerçekçi olmadığını ortaya koydu. Uluslararası iklim bilimcilerinden oluşan bir komite tarafından yürütülen ve ilerleyen dönemde Birleşmiş Milletler bünyesindeki Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) değerlendirmelerine de temel oluşturacak çalışmada, küresel ısınmanın en kötü senaryodaki üst sınırı sanayi öncesi döneme göre 3,5 derece olarak güncellendi. Ancak uzmanlar, en kötü senaryonun aşağı çekilmesine rağmen bu oranın 2015 Paris İklim Anlaşması’nda belirlenen 2 derece sınırının oldukça üzerinde olduğuna ve 3,5 derecelik bir artışın bile gezegen için yıkıcı sonuçlar doğuracağına dikkat çekiyor.

En Kötü Senaryonun Parametreleri ve Yenilenebilir Enerjideki Risk Faktörleri

Bilim insanları, 2100 yılına kadar oluşabilecek en iyi ve en kötü küresel ısınma ihtimallerini belirlemek amacıyla dünya nüfusunun gelecekteki büyüklüğü, enerji kullanımı, iklim değişikliğine uyum yatırımları ve ülkeler arasındaki iş birliği düzeyi gibi çok sayıda unsuru dikkate alan karmaşık modellemeler gerçekleştirdi. Güncellenen en kötü senaryo, iklim politikalarının tamamen zayıfladığı veya geri çekildiği, fosil yakıt tüketiminin arttığı ve yüksek kaynak tüketimine dayalı yaşam tarzlarının sürdüğü bir dünya modelini temel alıyor. Bu karamsar modelde, güneş panelleri, rüzgar türbinleri ve elektrikli araç bataryalarında kullanılan kritik minerallerin kıt hale gelmesi ya da ticaret savaşlarına konu olması nedeniyle yenilenebilir enerji maliyetlerindeki düşüşün sona ermesi olası riskler arasında değerlendiriliyor. Aynı zamanda yeniden yükselen milliyetçilik, bölgesel rekabet ve çatışmaların ülkeleri iklim politikalarından uzaklaştırarak uluslararası çevre iş birliklerinin çökmesine yol açabileceği uyarısı yapılıyor. Bu büyük emisyon artışlarının okyanuslar ve buz tabakaları gibi Dünya sisteminin yavaş tepki veren bileşenlerinde geri dönüşü olmayan felaketleri tetikleme ihtimali bulunurken, karbon döngüsü geri beslemelerini içerecek yeni simülasyonların yıl içinde sonuçları tekrar değiştirebileceği belirtiliyor.

Alternatif Senaryolar: Mevcut Politikalarla Sıcaklık Artışı 2,5 Derece Olabilir

Raporda 2100 yılına ve hatta 2500 yılına kadar uzanan süreç için daha ılımlı alternatif senaryolara da yer veriliyor. Bilim insanları, Paris Anlaşması’nın hedeflediği 1,5 derecelik sınırın aşılmasının artık “kaçınılmaz” hale geldiğini ancak güçlü politikalarla bu aşımın sınırlı tutulabileceğini vurguluyor. Yapılan ön değerlendirmelere göre:

  • Mevcut Politikaların Devamı: Mevcut iklim politikalarının hiç değişmeden devam etmesi halinde, yüzyıl sonunda küresel sıcaklık artışının yaklaşık 2,5 derece seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.
  • Gecikmeli Net Sıfır Hedefi: Emisyon azaltım önlemlerinin gecikmesi ancak yüzyıl sonunda net sıfır hedefinin yakalanması durumunda, sıcaklık artışının yaklaşık 2 derece seviyesinde kalacağı tahmin ediliyor.

Uzmanlar, düşük emisyon senaryolarında bile deniz seviyeleri ve buz tabakalarında insanlık ölçeğinde geri döndürülemeyecek değişimlerin yaşanabileceğini, 1,5 derecelik sınırın geçici olarak aşılması halinde dahi mercan resifleri ve yağmur ormanları gibi hayati ekosistemlerde kalıcı zararlar oluşabileceğini ifade ediyor. 2010’lu yılların ortasında geliştirilen ve yalnızca 2015’e kadar olan verileri içeren eski modellerin aksine, bu yeni modeller 2023’e kadar olan gerçek emisyon verilerini kapsayarak Dünya sistemlerinin ısınmaya tepkisini çok daha ayrıntılı hesaplıyor.

Kaynak: Gazete Oksijen

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir