2 Haziran 2026 - 18:34

Gündemin en yalın, haberin en doğru hali.

2 Haziran 2026 - 18:34

Gündemin en yalın, haberin en doğru hali.

DÜNYA’YA GELEN GİZEMLİ SİNYALLERİN SIRRI ÇÖZÜLDÜ: YILDIZ YİYEN CANAVAR KEŞFEDİLDİ!

Yayınlanma: 2 Haziran 2026 – 17:00
Son Güncelleme: 2 Haziran 2026 – 17:00

Astrononlar, Son Birkaç Yıldır Samanyolu Galaksisi’nin Derinliklerinden Gelen Ve Bilinen Hiçbir Gök Cismine Uymayan Gizemli Radyo Sinyallerinin Peşindeydi; Yapılan Son Keşiflerle Birlikte Bu Kozmik Nabız Atışlarının Arkasındaki Yamyam Yıldız Draması Ortaya Çıkarıldı

Uzay ve astronomi dünyası, evrenin derinliklerinden gelen ve yıllardır bilim insanlarının uykularını kaçıran büyük bir kozmik bilmecenin daha çözülüşüne şahitlik ediyor. Gökbilimciler, son birkaç yıldır Samanyolu Galaksisi’nin derinliklerinden Dünya’ya ulaşan ve daha önce evrende eşi benzeri hiç görülmemiş tuhaf radyo sinyallerinin izini sürüyordu. Bilinen hiçbir gök cisminin doğasına uymayacak kadar yavaş ve periyodik bir ritimle atan bu gizemli dalgalar, ilk başlarda tek seferlik bir atmosferik veya uzaysal anomali sanılsa da, zaman geçtikçe ardı ardına yenileri tespit edildi. Bugüne kadar galaksinin farklı köşelerinden yükselen ve bilim literatüründe “Uzun Periyotlu Radyo Geçici Sinyalleri” (LPT) olarak adlandırılan bu gizemli nabız atışlarından yaklaşık bir düzine kadar kaydedildi ve her biri bilim dünyasını derin bir şaşkınlığa sürükledi.

Avustralya’daki Sidney Üniversitesi’nden astronom Kovi Rose liderliğindeki uluslararası bir araştırma ekibi, bu kozmik bilmecenin şifrelerini tamamen çözecek adeta bir “Rosetta Taşı” bulduklarını ilan etti. Gelişmiş teleskop altyapılarını kullanarak galaksimizin iç bölgelerine doğru uzanan gizemli bir LPT sinyalinin kaynağına inmeyi başaran uzmanlar, doğrudan manyetik bir kataklizmik değişken yıldıza ulaştılar. Elde edilen veriler ışığında karşımıza çıkan manzara tam anlamıyla bir kozmik dramaydı: Muazzam bir kütle çekim gücüne sahip olan, güçlü bir şekilde manyetize olmuş bir beyaz cüce yıldız, hemen yanı başındaki yoldaş yıldızı adeta bir yamyam gibi yiyip bitiriyor ve bu acımasız madde transferi esnasında uzay boşluğuna periyodik radyasyon dalgaları püskürtüyordu.

Kozmik Gizem Adım Adım Çözülmeye Başladı

Bu sinsi kozmik sinyallerin gizemi ilk kez 2022 yılında yayımlanan bilimsel bir makaleyle astronomi dünyasında büyük bir yankı uyandırmıştı. O dönem keşfedilen GLEAM-X J162759.5−523504.3 adlı tuhaf ve tanımlanamayan bir nesne, her 18.18 dakikada bir, yaklaşık 30 ila 60 saniye boyunca parlıyor ve geçici olarak düşük frekanslı radyo gökyüzündeki en parlak nesne haline geldikten sonra aniden tamamen susuyordu. İşte tam bu noktada, tüm bu gizem perdesini ardına kadar aralayan ve bulmacanın eksik parçalarını birleştiren yeni bir keşif yapıldı: ASKAP J1745-5051.

Bu yeni keşfedilen nesne; uzay araştırmaları tarihinde hem radyo hem de X-ışını emisyonunu, hem beyaz cüceyi hem de onun yoldaşını, güçlü manyetik aktiviteyi, yörünge hareketini ve kütle çekimsel madde transferini (akresyon) tek bir bünyede birleştiren ilk cisim olarak kayıtlara geçti. Şili’de bulunan SOAR Teleskopu ile gerçekleştirilen optik gözlemler de bu kritik noktada devreye girerek, söz konusu sistemin bir beyaz cüce ikili sistemi olduğunu ve tam olarak 81 dakikalık bir yörünge periyoduna sahip olduğunu kesin olarak doğruladı. Bilim insanları, imza atılan bu muazzam keşif sayesinde uzaydaki diğer eksik yapboz parçalarını da hızla birleştirebileceklerini ve evren hakkındaki anlayışımızın gerçek zamanlı olarak evrimleştiğini görmenin son derece heyecan verici olduğunu vurguluyorlar.

Kaynak: Sözcü

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir