29 Temmuz 2026 - 13:57

Gündemin en yalın, haberin en doğru hali.

29 Temmuz 2026 - 13:57

Gündemin en yalın, haberin en doğru hali.

Yoğun Bakımın Sinsi Tehdidi: Deliryum Ölüm Riskini İki Katına Çıkarıyor!

Yayınlanma: 11 Mart 2026 – 15:39
Son Güncelleme: 11 Mart 2026 – 15:39

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi uzmanları, yoğun bakımda tedavi gören hastaların en büyük kabuslarından biri olan “deliryum” (akut bilinç karışıklığı) hakkında kritik uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Hilal Ayoğlu, özellikle solunum cihazına bağlı hastaların %75’inde görülen bu tablonun, ölüm riskini normalin iki katına çıkardığını açıkladı.

Hastaneye yatan her 10 hastadan 3’ünde görülen deliryum; dikkat bozukluğu, bilişsel gerileme ve düşünce süreçlerinde ağırlaşma ile karakterize bir zihin bozukluğu olarak tanımlanıyor. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hilal Ayoğlu, deliryumun sadece tıbbi bir komplikasyon değil, hayatı doğrudan tehdit eden bir “yaşam fonksiyonu bozulması” olduğunu vurguladı.

Yoğun Bakımda Oranlar Korkutucu

Deliryumun görülme sıklığı, hastanın tedavi gördüğü birime ve destekleyici cihazlara göre değişkenlik gösteriyor:

  • Solunum Cihazına Bağlı Hastalar: Görülme oranı yaklaşık %75.
  • Genel Yoğun Bakım Hastaları: Cihaza bağlı olmasalar bile hastaların yarısından fazlası risk altında.
  • Klinik Sonuç: Deliryum gelişen hastalarda ölüm riski, gelişmeyenlere oranla iki kat daha fazla seyrediyor.

“Yabancı Ortam” Tetikliyor

Hastalığın ortaya çıkmasında metabolik dengesizlikler ve ağrı kadar, “çevresel izolasyon” da büyük rol oynuyor. Prof. Dr. Ayoğlu, hastaların kendilerini yabancı bir ortamda hissetmelerinin ana sebeplerden biri olduğunu belirterek, önleyici yaklaşımların ilaç tedavisinden daha kritik olduğunu söyledi.

Koruyucu Kalkan: Saat, Takvim ve Aile Ziyareti

Deliryumla mücadelede ilaç tedavisi genellikle “son çare” olarak görülüyor. Prof. Dr. Ayoğlu’na göre en etkili önleyici yöntemler şunlar:

  1. Oryantasyon: Hastanın bulunduğu odada zamanı takip edebilmesi için mutlaka saat ve takvim bulundurulmalı.
  2. Uyku Düzeni: Yoğun bakımın karmaşasında gece-gündüz ayrımının korunması, uyku-uyanıklık döngüsünün bozulmaması şart.
  3. Sosyal Destek: Hastaların yakınlarıyla iletişim kurması ve buna teşvik edilmesi zihinsel farkındalığı artırıyor.
  4. Hareket: Hastaların yatağa bağımlı kalmaması, mümkün olan en kısa sürede hareketlendirilmesi gerekiyor.

İki Farklı Tip: Ajitasyon ve İçe Kapanma

Deliryumun sadece “huzursuzluk ve saldırganlık” ile karıştırılmaması gerektiğini ifade eden Ayoğlu, bazı hastaların tam aksine hareketsizlik ve içe kapanma (hipoaktif tip) şeklinde bir tablo sergileyebileceğini, bu durumun teşhis edilmesinin daha zor ancak bir o kadar tehlikeli olduğunu sözlerine ekledi.


Editör Notu: Bu içerik, toplum sağlığını bilgilendirme amacıyla akademik bir çalışma kapsamında yeniden derlenmiştir.
Kaynak:https://www.sondakika.com/saglik/haber-zonguldak-ta-deliryum-riski-yuksek-19646201/

One thought on “Yoğun Bakımın Sinsi Tehdidi: Deliryum Ölüm Riskini İki Katına Çıkarıyor!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir