Zamanın Ritmi Bozuluyor: İklim Krizi Dünya’nın Dönüşünü Yavaşlatıyor!
Son Güncelleme: 1 Nisan 2026 – 02:19
Dünya sadece ısınmıyor, aynı zamanda yavaşlıyor. Yapılan son araştırmalar, insan kaynaklı iklim değişikliğinin gezegenin kendi ekseni etrafındaki dönüş hızını etkileyerek gün uzunluğunu artırdığını ortaya koydu. ETH Zürih ve Viyana Üniversitesi’nden bilim insanlarının yürüttüğü çalışma, son 20 yıldaki “gün uzama hızının”, gezegenin son 3,6 milyon yıllık jeolojik geçmişinde benzeri olmayan bir seviyeye ulaştığını kanıtladı.
İklim krizinin zaman üzerindeki bu gizemli etkisi, fizikteki “momentumun korunması” ilkesiyle açıklanıyor. Kutuplardaki devasa buz tabakaları eridikçe, bu muazzam su kütlesi ekvatora doğru yayılıyor. Bilim insanları bu durumu, kendi etrafında dönen bir buz patencisinin kollarını iki yana açarak dönüş hızını yavaşlatmasına benzetiyor. Gezegenin kütle dağılımındaki bu kayma, Dünya’nın daha “hantal” dönmesine neden olurken, gün uzunluğu yüzyıl başına yaklaşık 1,33 milisaniye oranında artıyor.
3,6 Milyon Yıllık Kanıt: Fosillerden Yapay Zekaya
Bilim insanları, bu değişimin tarihsel ciddiyetini anlamak için milyonlarca yıl öncesine dayanan bir zaman çizelgesi oluşturdu. Deniz tabanındaki fosilleşmiş bentik foraminifera organizmalarını inceleyen ekip, antik deniz seviyesi dalgalanmalarını derin öğrenme algoritmalarıyla analiz etti. Jeodezi profesörü Benedikt Soja, gün uzunluğundaki bu artışın Geç Pliyosen döneminden bu yana en yüksek seviyede olduğunu belirterek acı gerçeği vurguladı: “Mevcut durumun birincil sorumlusu insan faaliyetleridir.”

Dijital Altyapı ve Uzay Navigasyonu Tehdit Altında
Milisaniyelik değişimler bizim günlük kahve rutinimizde fark edilmese de, modern dünyanın dijital sinir sistemi için bu durum büyük riskler barındırıyor. GPS sistemleri, hassas uzay navigasyonu ve yüksek teknolojili iletişim ağları, Dünya’nın dönüş hızındaki en ufak sapmaya karşı aşırı duyarlı. Bilim insanları, 21. yüzyılın sonuna gelindiğinde iklim değişikliğinin zaman üzerindeki yavaşlatıcı etkisinin, Ay’ın gelgitler yoluyla yarattığı etkiden bile daha güçlü olacağını öngörüyor. Bu durum, saniyenin milyonda birinin kritik olduğu havacılık ve uzay çalışmalarında tüm parametrelerin yeniden yazılması anlamına geliyor.
Kaynak: cumhuriyet

