9 Mayıs 2026 - 23:33

Gündemin en yalın, haberin en doğru hali.

9 Mayıs 2026 - 23:33

Gündemin en yalın, haberin en doğru hali.

Androlojide Sessiz Tehlike: Sperm Motilitesinde (Hareketlilik) Yaşanan Düşüş ve “Astenozoospermi” Sendromu!

Yayınlanma: 4 Mayıs 2026 – 18:29
Son Güncelleme: 4 Mayıs 2026 – 18:29

Dünya genelinde çiftlerin çocuk sahibi olma serüveninde karşılaştıkları infertilite (kısırlık) vakalarının neredeyse yarısı, klinik olarak “erkek faktörlü” (male factor) sorunlardan kaynaklanmaktadır. Hürriyet Aile köşesinde güncel tıbbi değerlendirmelerini paylaşan Prof. Dr. Berkan Reşorlu’nun analizlerine göre; bu klinik tablonun en sinsi ve sessiz aktörü, sperm sayısının normal görünmesine rağmen ileriye dönük yüzme yeteneğinin yetersiz kalması, yani tıp literatüründeki adıyla Astenozoospermi olgusudur. Uzmanlar, doğal yollarla gebeliğin oluşabilmesi için spermin dişi üreme sistemindeki zorlu yolculuğu tamamlayarak yumurtaya (oosit) ulaşmasının şart olduğunu, bu nedenle “kaliteli hareketin” (motilite) en az hücre sayısı kadar hayati bir biyolojik metrik olduğunu vurguluyor.

Üroloji ve androloji uzmanları, hücresel enerji üretimini (mitokondriyal fonksiyonları) bozan ve sperm hareketliliğini doğrudan çökerten temel klinik hataları ile patolojik durumları şu şekilde sıralıyor:

1. Hemodinamik Bozukluklar ve Varikosel

Testislerdeki toplardamarların anormal şekilde genişlemesi olarak bilinen varikosel, bölgedeki ısıyı artırarak ve toksik maddelerin birikmesine yol açarak spermin hem morfolojisini (şeklini) hem de kuyruk hareketliliğini bozan en yaygın anatomik nedendir. Erkek infertilitesinin (kısırlığının) cerrahi olarak en kolay düzeltilebilen patolojisidir.

2. Oksidatif Stres ve Serbest Radikal Hasarı

Sigara, aşırı alkol tüketimi, obezite ve rafine şeker ağırlıklı sağlıksız beslenme, vücutta “hücresel paslanma” olarak bilinen oksidatif stresi tetikler. Ortaya çıkan serbest radikaller, spermin DNA zincirlerinde ve hücre zarında (lipid peroksidasyonu) ağır mikrobiyolojik hasarlar yaratarak hücrenin hareket motorunu adeta felç eder.

3. İltihabi Durumlar (Enfeksiyon) ve Lökosit Varlığı

Üreme kanallarında (prostat, epididim) meydana gelen kronik ve çoğu zaman belirti vermeyen sessiz enfeksiyonlar, seminal sıvı (meni) içine beyaz kan hücrelerinin (lökosit) karışmasına neden olur. Bu durum, spermlerin birbirine yapışmasına (aglütinasyon) veya toksik sıvı içinde hareket kabiliyetlerini yitirmesine yol açar.

4. Endokrin (Hormonal) Disfonksiyonlar

Testosteron, FSH ve LH hormonlarındaki üretim dengesizlikleri veya tiroid bezi fonksiyon bozuklukları, spermatogenez (sperm üretim) sürecindeki kaliteyi hücresel boyutta doğrudan düşürür.

5. Çevresel Toksinler ve Termal (Isı) Maruziyeti

Ağır metaller, tarım ilaçları (pestisitler), radyasyon ve testislerin uzun süre yüksek ısıya maruz kalması (sürekli oturarak çalışma, dar giysiler, hamam/sauna alışkanlıkları), spermin canlılığını (viabilite) ve ileri doğru yüzme kapasitesini (progresif hareket) yok eder.

Sessiz ilerleyen bu klinik durumun teşhisinde altın standart Spermiyogram (Semen Analizi) testidir. Uzmanlar; yaşam tarzı değişiklikleri, antioksidan takviyeleri veya mikrocerrahi varikoselektomi gibi tedavilerle hareketliliğin artırılabildiğini, bu yöntemlerin yetersiz kaldığı ileri vakalarda ise Mikroenjeksiyon (ICSI) gibi yardımcı üreme tekniklerinin (Tüp Bebek) başarılı klinik sonuçlar verdiğini müjdeliyor.

Editör Notu: Bu içerik, toplumu bilgilendirme amacıyla akademik bir çalışma kapsamında yeniden derlenmiştir.
Kaynak:https://www.hurriyet.com.tr/aile/yazarlar/prof-dr-berkan-resorlu/sperm-hareketindeki-yavaslama-kisirliginin-sessiz-nedeni-olabilir-43166030

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir