24 Nisan 2026 - 00:48

Gündemin en yalın, haberin en doğru hali.

24 Nisan 2026 - 00:48

Gündemin en yalın, haberin en doğru hali.

DENİZİN DİBİNDEKİ ALTIN KÜRENİN SIRRI ÇÖZÜLDÜ

Yayınlanma: 23 Nisan 2026 – 22:53
Son Güncelleme: 23 Nisan 2026 – 22:54

Alaska Körfezi’nin binlerce metre derinliğinde keşfedilen ve parlayan rengiyle bilim dünyasında büyük merak uyandıran “altın kürenin” gizemi nihayet aydınlandı. 2023 yılında yaklaşık 3 bin 250 metre derinlikte bulunan bu tuhaf yapının, başlangıçta bir uzaylı yumurtası veya bilinmeyen bir canlının kesesi olduğu düşünülmüştü. Ancak yapılan detaylı genetik analizler, bu büyüleyici objenin derin denizlerde yaşayan dev bir deniz şakayığına ait olduğunu kanıtladı.

DNA Testleri ve Relicanthus Daphneae İzleri

İlk bakışta parlak bir metali andıran, 10 santimetre genişliğindeki bu yapı laboratuvar ortamına taşındığında, bilim insanlarını şaşırtan bir dokuyla karşılaşıldı. Lifli bir yapıya sahip olan ve yakıcı hücrelerle dolu olan doku, ilk etapta net bir sonuç vermedi. Ancak derinleştirilen DNA çalışmaları, bu gizemli yapının 2006 yılında tanımlanan ve dokunaçları 2 metreden fazla uzayabilen Relicanthus daphneae adlı canlıyla eşleştiğini ortaya koydu.

Altın Rengindeki “Deri” Kalıntısı

Araştırmacılara göre bu küre, canlının dış dokuları tarafından salgılanan ince, esnek ve çok katmanlı bir kaplamadan ibaret. Böcek kabuklarında da bulunan “kitin” maddesinden oluşan bu tabaka, deniz şakayığının yer değiştirirken veya eşeysiz üreme süreçlerinde geride bıraktığı bir tür “deri” kalıntısı olarak nitelendiriliyor. Bu davranış, canlının büyümesi veya çoğalması sırasında eski dokusunu terk etmesiyle oluşuyor.

Denizin dibindeki altın kürenin sırrı çözüldü

Derin Deniz Ekosistemindeki Rolü

Kürenin neden tam olarak bu kusursuz yuvarlak formu aldığı hala kesin olarak açıklanamasa da, bilim insanları bu terk edilmiş dokunun ekosistem için önemini vurguluyor. Altın kürelerin, derin denizdeki mikroorganizmalar için küçük ölçekte bir beslenme ve yaşam alanı sunduğu, böylece okyanus tabanındaki azot döngüsünde kritik bir rol oynayabileceği değerlendiriliyor. Güneş ışığının asla ulaşmadığı bu derinliklerde, doğanın kendi geri dönüşüm sisteminin bir parçası olan bu yapılar, biyoteknoloji ve deniz biyolojisi için yeni kapılar aralıyor.

Kaynak: Hürriyet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir