Uyku Kalitenizi Bozan Sessiz Tehlike: Uyku Apnesi
Son Güncelleme: 29 Mart 2026 – 21:41
Uyku apnesinin yalnızca horlama ve sabah yorgunluğu ile sınırlı bir sorun olmadığını belirten ASYOD Uyku Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Karadağ, hastalığın fiziksel ve zihinsel sağlığı derinden etkilediğini, sürücü hataları kaynaklı kazaların yüzde 70’inden fazlasında uyku apnesinin rol oynadığını söyledi.
Uyku apnesi, üst solunum yollarındaki tıkanmalar nedeniyle horlamaya yol açan ve uyku sırasında solunumun kesilip yeniden başladığı ciddi bir solunum rahatsızlığı olarak öne çıkıyor.
Toplumda oldukça yaygın olmasına rağmen çoğu kişi tarafından fark edilmeyen uyku apnesiyle ilgili konuşan Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği (ASYOD) Uyku Bilim Kurulu Üyesi ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Karadağ, 11. Uluslararası Katılımlı Akciğer Sağlığı Kongresi kapsamında Antalya’da, sağlıklı uykunun yalnızca bir seçenek değil, herkesin doğal hakkı olduğunu vurguladı.
Karadağ, uyku apnesinin sadece gece horlamasıyla sınırlı kalmadığını belirterek, bu rahatsızlığın kişinin günlük yaşamını, kalp sağlığını, iş verimliliğini ve trafik güvenliğini doğrudan etkileyebileceğini söyledi.
“İyi Uyku, Sağlıklı Yaşamın Temelidir”
Prof. Dr. Mehmet Karadağ, uykuyu insan vücudu için bir yenilenme ve restorasyon dönemi olarak tanımlıyor. Karadağ, “Bilim insanları dünya genelinde vurguluyor: iyi uyuyan insanlar daha kaliteli bir yaşam sürüyor. Uyku, bir tercih değil, herkesin sahip olması gereken doğal bir haktır. Hayatımızın yaklaşık üçte biri uykuda geçiyor ve bu süre vücudumuzun yeniden enerji toplaması için kritik öneme sahip. Uyku sırasında sadece bir önceki günün yorgunluğu atılmakla kalmaz; beyin, kalp, böbrekler ve tüm vücut yeni güne hazırlanır. Bu yenilenme sürecinin temel enerji kaynağı ise solunum sistemimiz, yani akciğerlerdir. Her nefesimiz kanımızı temizler ve saatte yaklaşık bin kez nefes alıp veririz” dedi.
“Uyku Sırasında Yetersiz Nefes Vücutta Alarm Mekanizmasını Tetikliyor”
Prof. Dr. Mehmet Karadağ, yatak pozisyonuna geçildiğinde rahat nefes alamamanın tüm vücut sistemlerini etkilediğini vurguluyor. Karadağ’a göre, uyku sırasında yeterli oksijen ve enerji sağlanamadığında ertesi gün yorgunluk, düşük performans ve dikkat dağınıklığı kaçınılmaz hale geliyor.
Karadağ, “Uyurken rahat nefes alamamak, vücudun enerjiyi etkin şekilde kullanmasını engeller ve bu tüm sistemleri etkiler. Kişi sabah yorgun uyanır, konsantrasyonu ve performansı düşer. Uzun süre bu durum devam ederse, uyku sırasında nefes durmaları yani uyku apnesi gelişebilir. Her nefes durduğunda vücut adeta boğuluyormuş gibi tepki verir; kalp çarpıntısı artar, vücut sürekli alarma geçer ve kişi sabah dinlenmiş hissetmek yerine yorgun olarak uyanır” dedi.
“Uyku Apnesi, Hipertansiyon, Obezite ve Diyabet Riskini Artırıyor”
Prof. Dr. Mehmet Karadağ, uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini bozmakla kalmayıp, aynı zamanda birçok kronik hastalığın gelişimini de tetikleyebildiğini belirtiyor. Karadağ, özellikle genetik yatkınlığı olan kişilerde hipertansiyon riskinin önemli ölçüde arttığını vurguladı.
Karadağ, “Genetik yatkınlığı olan bireylerde hipertansiyon hızla ortaya çıkabilir. Uyku apnesi, hipertansiyon hastalarının yaklaşık üçte birinde görülüyor ve bu ciddi bir sağlık sorunu. Ayrıca obezite de sık rastlanan bir sonuç. Günümüzde obezite, hipertansiyon, diyabet ve diğer kronik hastalıkların temelinde sağlıklı uykunun yetersizliği yatıyor. Sağlıklı uyku herkesin hakkıdır, fakat son yıllarda insanlar düzenli uykudan giderek uzaklaşıyor. Dünya Uyku Derneği bu konuda her yıl uyarılarda bulunuyor ve 21 Mart Ekinoks’un bir hafta öncesindeki cuma günü Dünya Uyku Günü olarak, ‘İyi uyuyun, daha iyi yaşayın’ sloganıyla tüm dünyayı uyku sağlığı konusunda bilinçlendirmeye çalışıyor” dedi.
“Sürücü Hatalı Kazalarının Çoğunda Uyku Apnesi Etkili”
Prof. Dr. Mehmet Karadağ, uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini etkilemekle kalmayıp, trafik ve iş kazalarında da ciddi risk oluşturduğunu vurguluyor. Karadağ’a göre, gece boyunca yeterince rahat nefes alamayan kişiler, ertesi gün yorgun ve dikkat dağınıklığıyla güne başlıyor.
Karadağ, özellikle sürücüler açısından durumun hayati boyutlar taşıdığını belirterek, “Uyku apnesi olan bireyler gece boyunca rahat nefes alamadıkları için konsantrasyonları düşer ve sabah yorgun uyanırlar. Bu durum, trafik kazaları, iş kazaları ve sosyal ilişkileri doğrudan etkiler. Avrupa Birliği ülkelerinde olduğu gibi, ülkemizde de sürücü adaylarında uyku apnesi taraması yapılmaktadır. Uyku apnesi teşhisi konmuş kişilerin tedavi olmadan araç kullanmamaları gerekir. Çünkü sürücü hatalarından kaynaklanan kazaların yüzde 70’inden fazlasında uyku apnesi etkili olabiliyor. Ne yazık ki hem ülkemizde hem dünyada, uyku apnesi olmasına rağmen tanısı konmamış veya tedavisi yapılmamış çok sayıda insan bulunuyor ve bu durum toplum sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor” dedi.
“Uyku Apnesi Tanısı İçin Laboratuvar ve Ev Tipi Testler”
Prof. Dr. Mehmet Karadağ, uyku apnesinin kesin tanısında uyku laboratuvarlarının kritik bir rol oynadığını belirtiyor. Laboratuvar ortamında, hastalar bir gece boyunca detaylı şekilde izleniyor ve tüm uyku fonksiyonları değerlendiriliyor.
Karadağ, son yıllarda evde yapılan uyku testlerinin de giderek yaygınlaştığını belirterek, “Uyku laboratuvarında hastalar gece boyunca monitörize edilir: kişi uyanık mı, uykuda mı, derin uykuda mı; REM uykusundayken rüya görüyor mu; sırt üstü mü yoksa yan mı yatıyor; horlama ve nefes durmaları ölçülür; oksijen seviyeleri ve kalp atışları saniye saniye takip edilir. Aslında, herkesin uyku testi yaptırmasında herhangi bir sakınca yok. Bugün evlerde de uyku testi yapabiliyoruz; bu yöntem, hem tarama hem de erken tanı açısından büyük kolaylık sağlıyor. Evde uyku testi, son yılların en popüler uygulamalarından biri hâline geldi ve kişiler laboratuvara gitmeden de kendi evlerinde uyku apnesi taraması yaptırabiliyor” dedi.
“Uyku Tedavisi Hayat Kalitesini ve Enerjiyi Artırıyor”
Prof. Dr. Mehmet Karadağ, sağlıklı uyku için temel kuralların uygulanmasının önemine dikkat çekiyor. Düzenli uyku saatleri, ekran kullanımının sınırlandırılması ve uygun oda koşullarının sağlanması, kaliteli bir uyku için kritik faktörler olarak öne çıkıyor.
Karadağ, tedavi gören hastaların hayat kalitesinde gözle görülür artışlar olduğunu belirterek, “Hastalarımız sürekli aynı saatte yatıp aynı saatte kalkmayı alışkanlık hâline getirmeli. Son yıllarda yatak odalarında ekran kullanımı büyük bir sorun hâline geldi; artık cep telefonları ve televizyonlar yatak odalarından uzak tutulmalı ve yatmadan en az bir saat önce ekranlardan uzak durulmalı. Oda ısısı, sessizlik ve ışık da uyku kalitesi açısından çok önemli. Uyku hijyeni kurallarına dikkat ederek, sessiz ve rahat ortamda uyuyan bireyler yeni güne enerjik bir şekilde başlayabiliyor. Tedavi gören hastalarımız o kadar mutlu oluyorlar ki, kendilerini on yaş gençleşmiş gibi hissediyorlar. Uyku apnesi tedavi edildikten sonra yıllardır kilo veremeyen kişiler kilo verebiliyor, enerjileri artıyor ve yaşamdan aldıkları keyif yükseliyor. Tüm hastalarımıza sağlıklı ve kaliteli bir uyku diliyorum” dedi.
Kaynak Kardeş Haber:https://dumendenhaber.com.tr/2026/03/29/uyku-kalitenizi-bozan-sessiz-tehlike-uyku-apnesi/

