KRİTİK EŞİK AŞILDI: AFRİKA TAHMİN EDİLENDEN DAHA HIZLI İKİYE AYRILIYOR
Son Güncelleme: 11 Mayıs 2026 – 23:41
Doğu Afrika’da Yeni Bir Okyanusun Doğuşu
Bilim insanları, Afrika kıtasının doğusunda milyonlarca yıldır devam eden jeolojik ayrışmanın sanılandan çok daha ileri bir safhada olduğunu ortaya koydu. Doğu Afrika’daki dev yarığın “kritik eşiği” geçtiği ve kıtanın gelecekte ikiye bölünerek yeni bir okyanus oluşturacağı açıklandı. Columbia Üniversitesi’nden jeolog Christian Rowan liderliğinde yürütülen ve Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Kenya ve Etiyopya boyunca uzanan Turkana Rift Bölgesi’nde yer kabuğu beklenenden çok daha fazla incelmiş durumda.
Geri Dönüşü Olmayan “Necking” Evresi
Araştırmacılar, bölgedeki yer kabuğu kalınlığının merkezde yaklaşık 13 kilometreye kadar düştüğünü, riftin kenarlarında ise bu kalınlığın 35 kilometreyi aştığını tespit etti. Jeolojik açıdan kabuk kalınlığının 15 kilometrenin altına inmesi, “necking” adı verilen ve kıtasal ayrışmanın artık geri döndürülemez hale geldiğini gösteren kritik evrenin başladığı anlamına geliyor. Bu durum, sürecin daha hızlı ilerlediğini ve ayrışmanın düşünüldüğünden çok daha ileri bir seviyede olduğunu kanıtlıyor.
Kıtanın İkiye Bölünme Süreci
Afrika levhası halihazırda iki ana parçaya ayrılmaktadır:
- Kıtanın büyük bölümünü kapsayan Nubiya levhası batıya doğru hareket ediyor.
- Somali levhası ise doğuya doğru ayrışıyor.
Bu süreç milyonlarca yıl içinde Doğu Afrika’nın ana kıtadan kopmasına yol açacak. Yer kabuğunun daha da incelmesiyle altındaki magma yüzeye çıkacak, soğuyan magma yeni bir okyanus tabanı oluşturacak ve Hint Okyanusu’ndan bölgeye su dolmaya başlayacak. Bu sürecin ilk işaretleri şimdiden Etiyopya’daki Afar Çöküntüsü’nde gözlemleniyor.
İnsan Evrimi ve Fosil Kayıtları Üzerindeki Etkisi
Araştırma, Turkana Rift Bölgesi’nin neden fosil bakımından bu kadar zengin olduğuna dair de önemli ipuçları sunuyor. Yaklaşık 4 milyon yıl önce başlayan jeolojik incelme süreci bölgede tortu birikimini hızlandırarak, erken insan atalarına ait fosillerin korunmasını ve günümüze ulaşmasını kolaylaştırdı. Bilim insanlarına göre, tektonik değişimlerle fosil zengini katmanların oluşumu arasındaki bu zamanlama, bölgenin olağanüstü paleoantropolojik kayıtlarının oluşmasında temel bir rol oynadı.
Kaynak: Gazete Oksijen

